Ana Sayfa » Jinekolojik Hastalıklar » HPV ve HPV Aşıları

HPV ve HPV Aşıları

HPV ve HPV Aşıları

 

İnsanları tehdit eden birçok farklı kanser türü var. Çoğunun sebeplerini tam olarak bilemediğimiz gibi, ve belki de bu yüzden, korunma ve tedavi yolu bulamıyoruz. Çevresel kirlilik, genetik hasarlar, kemoterapi ve radyoterapi, besinlerle veya tedavi amacıyla aldığımız hormonlar, sigara, güneş ışınları, beslenme alışkanlıklarımız gibi değiştirebileceğimiz veya değiştiremeyeceğimiz birçok etken kanser riskini arttırıyor. Bunlardan farklı olarak HPV ve servikal kanser arasında çok kuvveti ve kanıtlanmış birebir sebep-sonuç ilişkisi var. Şöyle ki; serviks (rahim ağzı) kanserlerinin %99,7 sinde (yani tamamına yakınında) HPV gösterilmiştir.  Bu değerli katkı bize serviks kanserini önlemek için neyi hedeflememiz gerektiğini, neyle savaştığımızı göstermiştir ve bu ilişkiyi tanımlayan bilim adamı Harald zur Hausen 2008 yılı Fizyoloji ve Tıp alanında Nobel ödülüne ortak olmuştur. Açılan bu yolda yapılan çalışmalar da HPV aşılarını ortaya çıkarmıştır.

Tüm dünya kadınları arasında en sık kanserler sırasıyla meme, kolon,serviks, akciğer, ve endometrium (rahim iç zarından kaynaklanan) kanserleridir. Türkiye’de ise bu sıralama meme, tiroid, kolon, mide, endometrium ve akciğer kanserleri şeklindedir. (Globocan 2012 verilerine göre). Serviks kanseri 13. sıradadır ve insidansı (sıklığı) %4-4.5 arasındadır. Bu oranlar tüm dünya nüfusu göz önüne alındığında yılda yaklaşık 530 000 yeni hasta ve 266 000 ölüm anlamına gelir. Oysa ki toplum HPV den korunma yönünde bilinçlendikçe, HPV aşıları ve tarama testleri yaygınlaştıkça bu ölümlerin tamamına yakını önlenebilir.

Dünya nüfusunda HPV görülme oranları. Ülkemizde oran %7 nin altındadır.

 

Serviks kanseri nasıl oluşur?

Human Papilloma Virüsü (HPV) 200den fazla türü olan bir DNA virüsüdür. Bu tipler kansere yol açma risklerine göre düşük, orta ve yüksek riskli olarak sınıflanırlar.

HPV tipleri ve taşıdıkları kanser riskine göre grupları.

Yüksek riskli

16, 18, 45, 31, 33, 52, 58, 35, 59, 56, 51, 39, 68, 73, 82

Orta risk

26, 53, 66

Düşük risk

6, 11, 40, 42, 43, 44, 54, 61, 70, 72, 81, CP6108

Yüksek riskli tiplerden 16 ve 18 en sık görülenlerdir ve serviks kanserlerinin % 75inin sebebidir. Düşük riskli tiplerden 6 ve 11 ise genital siğillere yol açar ama kanserle ilişkilendirilmezler.

Virüs temas yoluyla bulaşır. Deri ve mukozada oluşan gözle görülmeyecek kadar küçük mikro çatlaklardan girerek en alt tabakalarındaki hücrelerin içine girerler. Bu hücreler çoğalma kapasiteleri en yüksek olan hücrelerdir ve kendileri çoğalırken içlerindeki virüsü de çoğaltır ve üst tabakalara  doğru da taşırlar. Virüs kana karışmadığı için vücudun bağışıklık sistemini uyandırmaz ve başka bölgelerde kanser yapmaz.

HPV enfeksiyonunun başlaması ve yayılması

 Açıklama: \\10.6.4.78\Profiles\eaydın\Desktop\Resim1.png

 

Tüm HPV enfeksiyonları kansere ilerler mi?

Cinsel aktif kadın ve erkeklerin %50den fazlası yaşamlarının bir döneminde HPV ile enfekte olur. Tüm dünyada 20 milyon insan bu virüsü taşır. HPV bulaşan insanların %70-90ında enfeksiyon kendini sınırlar ve 6-12 ay içinde iyileşir; %10-15inde persistan (kalıcı) enfeksiyon ve sadece %1inde serviks kanseri gelişir.

Sonuç olarak HPV enfeksiyonlarının çoğu geçicidir. HPV kanser gelişimi için gereklidir, ama tek başına yeterli değildir.

HPV enfeksiyonu kalıcı hale gelirse kanser öncülleri ve kanser gelişene kadar ortalama 15 yıl geçer. Kanser öncüsü basamaklar sıralıdır. Her basamaktan geriye (sağlıklı hale veya önceki basamaklara) dönüş mümkündür. Ancak HPV enfeksiyonunu temizleyecek ya da ilerlemeyi durduracak veya geri çevirecek bir tedavi yoktur.

İki Önemli Silah

Serviks kanseri ile savaşımızda 2 önemli silahımız var:

  • Tarama
    • Sitoloji ile (smear testi)
    • HPV testi ile
  • HPV aşıları

Sitoloji ile toplum taraması (smear testi)

Açıklama: \\10.6.4.78\Profiles\eaydın\Desktop\IMG_2141.JPG

Serviksten bir plastik fırça ile toplanan hücreler sıvı içinde muhafaza edilir. Daha sonra hücreler ayıklanıp lam üstüne yayılır ve boyanarak mikroskop altında bir sitolog tarafından incelenir. Bu yönteme sıvı bazlı sitoloji denir. Daha fazla hücre salgılardan ve kandan arındırılarak ince bir tabaka halinde lama aktarıldığından sitolog tarafından incelenmesi ve doğru yorumlanması oldukça kolaylaşır. Bu nedenle eski yöntemden daha güvenilirdir ve yılda bir değil 3 yılda 1 yapılması önerilir. Örnek alınması jinekolojik muayene pozisyonunda 1-2 dakikada yapılabilen tamamen ağrısız bir işlemdir. Bu sıvı HPV testi için de kullanılabilir ve iki test birlikte yapıldığında tarama sıklığı 5 yılda 1 e düşer. Testin zamanlaması önemlidir. Adet bitiminden sonra en az 5 gün geçmiş olmalı, son 3 gün içinde cinsel ilişki, vajinal duş veya vajinal ilaç kullanımı olmamalıdır.

HPV testi

Serviksten smeare benzer şekilde alınan örnekte yüksek riskli HPV DNAsının aranması esasına dayanır. Taramada tek başına da kullanılabilir. Bu durumda HPV testi pozitif çıkan kişilere smear testi yapılır (refleks sitoloji), negatif çıkanlara ise 5 yıl sonra tetkik tekrarlanır.

20 yaşını geçmiş ve cinsel ilişki yaşamış her kadın tarama yaptırmalıdır. 21-29 yaş arasında 3 yılda 1 smear testi, 30 – 65 yaş arasında 5 yılda bir HPV testi ve smear yapılması önerilir. Önceki sonuçlar temizse 65 yaşından sonra taramaya gerek yoktur. Kanser dışı bir nedenle rahmi tam olarak (serviksi de içerecek şekilde) alınmış olan kadınlarda tarama gerekmez.

HPV Aşıları

3 tip aşı mevcuttur:

-Tip 16 ve 18e  (yüksek kanser riski taşıyan en sık 2 tip) karşı etkili bivalent aşı,

-Tip 16 ve 18 e ek olarak en sık genital siğillere yol açan düşük riskli tipler olan 6 ve 11 e de etkili olan quadrivalent aşı

-Tip 6, 11, 16, 18e ek olarak tip 31, 33, 45, 52 ve 58 e de etkili olan 9-valent aşı.

Aşı 3 doz halinde (0, 2, 6. aylar veya 0, 1, 6. aylarda) yapılmaktadır. 15 yaş altında uygulandığında 0. Ve 6. Aylarda yapılan 2 doz yeterlidir. Oluşturduğu bağışıklık uzun yıllar devam ettiğinden rapel (hatırlatma) dozu gerekmez.

Ancak aşılanmış kişilerin de tarama testlerini yaptırmaya devam etmesi  gerekir.

Aşı, HPV enfeksiyonu olmayan kişilerde en yüksek etkinliğe sahiptir. Dolayısıyla en uygun aşı zamanı, cinsel hayatın başlangıcından öncedir ve ideal şartlarda 11-13 yaş arası kız ve erkeklerin aşılanması en uygunudur. Ancak bu eşik geçilmiş olsa bile herhangi bir yaşta ve cinsel hayat başladıktan sonra da uygulanması faydalıdır. Erkeklerin aşılanmasının da iki önemli nedeni vardır. Birincisi, her cinsel aktif birey bu virüsü alıp bir başkasına bulaştırabilir. İkincisi, HPV erkeklerde de bazı kanserlere ve genital siğillere yol açabilir.

Aşılar var olan enfeksiyonu veya HPV enfeksiyonunun neden olduğu kanser öncüllerini tedavi etmez ve vücutta var olan enfeksiyonun daha hızlı temizlenmesini sağlamaz.

Aşı öncesi HPV testi veya smear testi yapılma gerekliliği yoktur. Anormal test sonuçlarının olması, HPV ilişkili lezyon varlığı / öyküsü aşının yapılması için engel değildir. Çünkü söz konusu anormallikleri yapan virüs tipi aşının hedeflediği virüslerden farklı olabilir. Ancak bu hastalarda aşının etkinliği daha az olacaktır.

Canlı aşı değildir ve virüsün parçacıklarına karşı geliştirilmiştir. Dolayısıyla aşının kendisi kesinlikle hastalık yapmaz. Ciddi ve sık görülen bir yan etkisi bildirilmemiştir.

2014 yılı itibarıyla HPV aşısını ulusal aşılama programına dahil etmiş ülkeler.

 

Biz de HPV aşılarını ve sıvı bazlı sitoloji + HPV testi ile serviks kanseri taramalarını tüm genç kızlarımıza ve kadınlarımıza öneriyoruz.