Myomlar

Myomlar

Myomlar üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen iyi huylu rahim tümörleridir. Rahmi oluşturan düz kas hücrelerinde köken alan bir topak gibidirler. Toplumda her 4 – 5 kadından birinin rahminde myom vardır.

Bazı durumlar myom riskini arttırır:

  • Hiç çocuk doğurmamış olmak
  • Aile öyküsü
  • Fazla kilolar
  • Düzensiz yumurtlama ve düzensiz adet görme
  • Adet görmeye erken yaşta başlama
  • Alkol

Sigara ve egzersiz ise riski azaltır.

 

 Sebep olduğu şikayetler myomun büyüklüğü ve yerine göre değişir. Çoğu bir belirti vermez ve kontrol muayeneleri sırasında tespit edilir. % 20- 40’ı ise belirti verir. Myomlar yerlerine ve büyüklüklerine bağlı olarak şu durumlara yol açabilir:

  • Fazla miktarda adet olma
  • Adet arası düzensiz kanamalar
  • Ağrılı adet görme
  • Karın ağrısı
  • Gebe kalamama
  • Karında kitle, bası hissi, şişkinlik
  • Sık idrara çıkma
  • Gebelikte
    • Düşük
    • Erken doğum
    • Plasentanın erken ayrılması
    • Doğum sonu kanama
    • Bebeğin duruşunun yan veya ters olması

 

Tanı çoğu zaman ultrasonografi ile kolaylıkla konur. Bazı durumlarda MRI Magnetik Rezonans görüntülemesi gerekebilir. Rahim içine doğru büyüyen myomlar histeroskopi ile görülüp tedavi edilebilir. Bazen böyle myomlar büyümeye devam ederek rahim ağzını geçip vajinaya doğru sarkarlar. Bu duruma vajene doğmuş myom denir ve vajinal muayene esnasında görülebilir.

Gebelik isteniyorsa bir myomun rahim iç boşluğunu, tüpleri ve rahim ağzı kanalını etkileyip etkilemediğini netleştirmek gerekir. Böyle durumlarda

  • SIS- Saline İnfüzyon Sonografisi : Rahim içine sıvı verilerek yapılan ultrasonografi
  • HSG: ilaçlı rahim filmi
  • Histeroskopi : Rahim içinin kamera ile gözlenmesi

tekniklerini kullanırız.

 

Yukarıda saydığımız şikayetlerin olması, bunlara kesinlikle myomun sebep olduğu anlamına gelmez. Rahim ağzının (serviks) ve rahim iç zarının (endometrium) bazı hastalıkları da benzer şikayetlere yol açabilir ve myomlarla eş zamanlı olarak bulunabilir. Bu nedenle bu dokuların da smear testi ve endometrial doku örnekleri alınarak, gerekirse kolposkopi ve histeroskopi yapılarak değerlendirilmesi gerekir.

Myomlar kansere dönmezler. Ancak bazı rahim kanseri türleri ultrasonografik görünüm olarak myomlara benzer ve ancak ameliyat sonrası patolojik inceleme ile kesin olarak myomdan ayrılabilirler.

Her myomun tedavi edilmesi gerekmez. Örneğin hastada herhangi bir şikayete yol açmayan, boyutu büyümeyen, küçük myomlar sadece takip edilebilir. Myomlar hormona duyarlı olduklarından menopoz sonrasında çoğunlukla büyümezler. Menopoz sonrasında oluşan veya büyüyen rahim kitleleri dikkatli değerlendirme gerektirir.  Gebelikte ise değişen hormon düzeylerine bağlı olarak büyüyebilir, aynı boyutta kalabilir veya küçülebilirler.

Tedavi gerekiyorsa en sık cerrahi yöntemler kullanılır. Bunlar myomektomi ve histerektomidir. Myomektomide rahim kesilerek myomlar bulunup alınır ve kalan rahim duvarı dikilerek onarılır. Çocuk sahibi olmayı planlayan genç kadınlar için uygundur. Rahim duvarından yeniden myomlar gelişebilir. Büyük ve derin yerleşimli myomlar alınmışsa gebelik veya doğum sırasında dikişler açılabilir, bu yüzden Sezaryen ile doğum önerilir. Histerektomi ise rahmin tümüyle alınmasıdır. İleride myom ve diğer rahim hastalıkları oluşması riskini sıfırlar. Cinsel fonksiyonları etkilemez. Yumurtalıklar sağlıklı ise yerinde bırakılır, böylelikle hasta menopoza girmez ve hormonal durumu değişmez. Gebelik düşünmeyen kadınlar için uygundur. Her iki ameliyat da myomun yeri ve büyüklüğüne bağlı olarak laparotomik (kapalı) ve laparoskopik (açık) olarak yapılabilir.  Rahim iç boşluğuna uzanan myomlar histeroskopi (rahim içine ışık, kamera ve cerrahi aletler rahim kanalından sokulur) ile tıraşlanarak alınabilir.

Bazı nadir hallerde tıbbi (medikal) tedaviler de uygulanır. Örneğin hormonlu rahim içi araçlar myom çapını bir miktar küçültebilir ve adetle kan kaybını azaltabilir. Menopoz yaşı yaklaşmış veya tıbbi sorunları nedeniyle ameliyat olamayan kişiler için uygundur. GnRH agonistleri yumurtalıklardan hormon salgılanmasını baskılayarak (geçici menopoz ) myomun küçülmesine ve kan akımının azalmasına yardım edebilirler. Ameliyat öncesi kısa dönem kullanılabilir. Uzun süre kullanıldığında kemik erimesi ve sıcak basması gibi ciddi yan etkileri olur. Bazen de embolizasyon (myoma kan taşıyan rahim damarlarının tıkanması) işlemi uygulanır. Bu işlem gebelik planlayan kişiler için uygun değildir.

Sonuç olarak

  • Her myomun hastaya etkisi, tanı ve tedavisi kendine özeldir.