Ana Sayfa » Gebelik ve Doğum » Normal Gebeliğin İzlemi

Normal Gebeliğin İzlemi

Normal Gebeliğin İzlemi

Gebelik boyunca uygun aralıklarla anne ve bebeğin sağlık durumunun değerlendirilmesidir. 

Aslında bu değerlendirmenin ilki gebelikten önce yapılmalıdır. Böylece anne ve bebek için risk oluşturabilecek durumlar önceden tespit edilir ve mümkünse düzeltilir. Örneğin nöral tüp ve kalp defektlerinin önlenmesinde önemli olan folik asit desteği de gebelik öncesinde başlanmalıdır. Rubella gibi gebelikte geçirilmesi bebekte hasar oluşturabilecek hastalıklar için anne bağışık değilse aşılanmalıdır. Bilinmiyorsa annenin ve babanın kan grupları belirlenir. Tiroid fonksiyon bozuklukları düzeltilir. Kalıtsal hastalıklar sorgulanır. Annenin genel sağlık ve beslenme durumu değerlendirilir. Obesite söz konusuysa kilo kontrolü sağlanır. Sigara gibi kötü alışkanlıklardan vazgeçilmesi  önemlidir. Annenin kullanıdığı ilaçlar varsa gebelikle ilişkisi gözden geçirilir. Önceki gebeliklerde karşılaşılan riskler belirlenir.

Her kontrolde mutlaka annenin kan basıncı ölçülür. Vücut ağırlığı ve ödem varlığı kontrol edilir. Gerekli oldukça kan ve idrar testleri yapılır. Annenin ilettiği şikayetleri değerlendirilir ve soruları cevaplanır.

Gebelik öncesi başlanarak gebeliğin ilk 2 ayı boyunca kullanılması önerilen vitamin folik asittir. Beraberinde iyot, çinko ve/veya B12 vitamini içerecek şekilde üretilmiş formları vardır. Kullanılması Dünya Sağlık Örgütü tarafından kullanılması önerilen diğer bir element ise demirdir. Kan düzeyi düşük olmasa bile gebelerin 22.haftadan sonra kullanması önerilir. Bunun dışında gebelere  yaygın olarak önerilen omega3 balık yağı, D vitamini, kalsiyum, magnezyum gibi ürünler besin desteğidir. Her gebenin mutlaka kullanması gerekmez. Kişisel ihtiyaçlar ve öncelikler belirlenerek bazı gebelere, gebeliğin bazı dönemlerinde kullanması önerilebilir.

Gebelik süresi  son adetin ilk gününden hesaplanır. Bu genel bir kabuldür. Aslında yumurtlama (ovulasyon) adetin 14. günü olur ve döllenme de ovulasyondan 3 gün sonra. Döllenmiş yumurtanın (embryo) rahme tutunması için de 3 dün gerekir. Böylelikle kabaca son adeti takip eden  ilk 20 günde henüz embryo anne rahmine tutunmamıştır.

Son adeti takip eden 5. Haftada (β-hCG yaklaşık 1500 iken) transvajinal USG ile gebelik kesesi görülür. Bu incelemenin amacı gebeliğin yerini tespit etmek (yani dış gebelik olmadığından emin olmak) ve tekil mi çoğul mu olduğunu belirlemektir. Kese içinde zamanla yolk sak, embryo  ve kalp atışı görülür. Karından yapılan USG ile gebeliğin görülebilmesi 6-7. Haftada (β-hCG yaklaşık 5000 iken) mümkün olur. Bundan sonraki takipler genellikle şu şekilde planlanır:

11-14 hafta: Ultrasonografi, ense kalınlığı (NT) ölçümü ve ikili test

16-18 hafta: Ultrasonografi ve gerekirse üçlü veya dörtlü test

20-22 hafta: ayrıntılı ultrasonografi (Anomali taraması)

26-28 hafta:  50g şeker yükleme testi, kan uyuşmazlığı olan çiftler için İndirek Coombs testi ve Antikor uygulanması

30-32. hafta: Ultrasonografi ile fetal büyümenin ve amnion sıvı miktarının takibi

34-36. hafta: Bu haftadan sonra gebeliğin durumuna ve takip verilerine göre muayeneler sıklaşacaktır. 38. , 39. Ve 40. Haftalarda muayeneler yapılır.

NST (Non Stres Test): Bebeğin kalp hızı yazdırılarak iyilik halinin belirlenmesinde kullanılan bir testtir. Bebeğin aktif hareketli olduğu,  ultrasonografik bulguların ve anne sağlığına dair belirteçlerin normal olduğu gebeliklerde ek bir fayda sağlamaz. Ancak gebelik süresi 40 haftayı aştığında, bebeğin gelişimi, kan akımı veya amnion sıvısıyla ilgili veya annenin sağlığıyla ilgili bir risk tespit edildiğinde oldukça kıymetlidir.

Tokografi rahim basıncının kaydedilmesidir. Doğumla sonuçlanacak kasılmaların (sancıların) sıklık ve kuvvetinin belirlenmesinde kullanılır.

Doğum şekli ancak son haftalarda bebeğin rahim içindeki duruşu, büyüklüğü, annenin doğum kanalının yapısı, eşin (plasentanın) yerleşimi ve annenin tercihleri göz önüne alınarak belirlenir.

Gebelik ve doğum sürprizlere açık bir süreçtir ve planlanan yoldan her an sapabilir. Bu noktada karamsar olmamak gerekir. Zira güvenilir bir hekim ve kurum çoğu zaman sorunu çözebilir.

Akıldan hiç çıkmaması gereken ise ortak hedefimizdir: Sağlıklı anne ve sağlıklı bebek.